Bi insan “ÇOK” sevdiği bir insanı bi iki haftada başka bi çift göze değişemez...Değişebiliyorsa eğer o söylenmiş “çok”ların hiçbir anlamı kalmamıştır.Kötü ya da sorunlu giden bi ilişkinin yıpratmaları söz konusuysa bunu anlarım ki ben de öyle yaptım.Ama sen yaşadıklarımız tamamen gerçek,özel ve dürüstçeydi deyip aynı anda başka birine ilgi duyabiliyorsan,onu gördüğünde heyecan duyuyorsan ben senin dürüstlüğüne de inanamam.Özelliğine de inanamam hiçbişeyin.
Beni bırakmanın nedeni fiziksel varlığımın orda olmaması sanmıştım.Ama şimdi anlıyorum ki bu senin duygularının yoğunluğuyla ilgili tamamen...Ama biliyor musun ilk söylediğim neden bile yeteri kadar kırıcı.Demek ki sen kolay bi aşk istiyorsun. Sadece yanında sana huzur verecek bi varlık...Yanındaysa güzel,değilse önemi yok...
Ruhuma bi eş buldum sanmıştım ve bunu söyleyen sadece ben değildim,sendin.Bütün büyük cümleleri birlikte kurduk biz...inanmak istediklerime sadece kendim inanmadım.Bu platonik tek yönlü bişey değildi.Ama şimdi lanet ediyorum...Bu kadar saf olduğum için her seferinde,tüm yaşanmışlıklara rağmen,hala akıllanmayışıma,sana bu kadar kendimi kaptırmama,bağlanmama...
Bu bana bişey öğretti her olup biten gibi...İnsanlarla olan ilişkime zaman vermem gerektiğini öğrendim...Hiçbir şeyden bi anda emin olmamam gerektiğini...İçgüdülerimi takip etmemem gerektiğini...Sınayarak,deneyerek,tanıyarak kendimi yavaş yavaş açmam gerektiğini,bana verilen kadar vermem gerektiğini...Birine ait olmak bu kadar kolay olmamalı...
Adın gibi FAKE mişsin işte...Tadın gerçek gibiydi taklit plastik aşkım diyo şarkı...
Sana öfke duyuyorum..hep korktuğun gibi nefret ediyorum senden evet.Bu kadar kolay olmamalıydı...İşte şimdi bi aydır söyleyemediğim şeyi söyleyebiliyorum.
Sana gerçekten değmezmiş.Senin için haftalardır döktüğüm tek bi göz yaşına bile değmezmiş.Ailemi üzmeme,kendimi yıpratmama değmezmiş.Yaptığın aşşağılık bişey,ne dersen de buna,ne kılıf uydurursan uydur.Herşeyi dürüstlüğüne bağladın ama bunu benden saklaman,lanet kabuğun,cesaretsizliğin ve bulduğun tüm bahaneler dürüstlük değil sadece bişeylerin üstünü örtmekmiş aslında.Ve bunu benim uzakta olmama bağlayarak benim kendimi sorgulamamı sağlamaya çalıştın.Ama bunun suçlusu ne benim,ne ailem ne de buraya dönmek zorunda kalmam.
Beni ve ışığımı gerçekten hiç hak etmemişsin.Sana verdiğim aşkıysa hiç...
Beddualar etmek...Evet bunu yapabilirdim ama zaten herkes hak ettiği kadarını alır hayattan.Sen de neyi hak ediyorsan o kadarını aldın ve alıcaksın....Bunun yanına kalmıycağını biliyorum.Bedelini ödeyeceğini biliyorum bunun bişekilde.
Bi de kalkmış bana seni onunla tanıştırabilsem,resmini gösterebilsem keşke diyebiliyorsun...Gerçekten benim duygularıma hiç değer vermediğini düşünüyorum...Ne yani kızın resmine bak ah ne güzel kızmış,çok tatlı, bana beş basar, iyi ki onu tercih etmişsin dememi mi bekliyorsun...Onu görsem buna saygı mı duyucam,onu çok mu sevicem...Stereo yu gördüğün o akşamı hatırla,içindeki sonsuz öfkeyi hatırla...çok mu insancıl yaklaşmıştın?
Bana herşeyi anlattıktan dakikalar sonra ben yine seninle geyik yapabilmek istiyorum diyebiliyorsun....Bu kadar basit diy mi herşey gözünde..Bunu hemen sindirip kabullenicem ve sana eskiden olduğu gibi davranıcam....Bu imkansız.Sana saldırmamam imkansız.
İçin çok rahat diy mi artık,vicdanın çok rahat...Burada ben karmakarışık olmuş seninle,duygularımla savaşırken haftalardır başka bi bedenle,başka bi ruhla gününü gün etmene inanamıyorum hala..Bu elbette olacaktı bir gün...Ama bu kadar basit değil...Nedeni bu olmamalıydı...
Evet soğukkanlı değilim senin gibi...Ne yazık ki hala taşlaşmayı beceremedim.(şimdilik) Evet soğukkanlısın ve sürünüyorsun....gerçek bi sürüngen gibi...
Sen ve lanet fındık ağacın....umrumda bile değilsiniz artık.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder