Talihsiz serüvenler dizisinde pekala ben oynayabilirmişim.
Filmi izlerken gülümsedim zaten kendikendime,
ben bu hikayeyi bir yerden biliyorum diye.
Şu son iki yıldır başımı(za) o kadar çok tatsız olay geldi ki...
Üst üste..zincirleme isim tamlaması misali.
Her gün acaba bugün ne olacak diye bekliyorum
Artık onları öğrendiğimde şaşıramıyorum ki.
Üzülsem de tepki veremiyorum.
Öylece mute mode onn şeklinde duruyorum.
Sakin,sessiz,hissiz.
Lokal anestezide olduğu gibi hani...
birileri beni kesip biçiyor,eylemin farkındayım
ama acıyı duyumsamıyorum.
Bazen sonsuza dek-ya da son a dek diyelim-
böyle sürüp gideceğine inanmaya başlıyorum
bazen se Polyanna gibi zevk almaya bakıyorum.
Küçük,minicik zevk kırıntıları.
Çünkü coşkularımı da yitirirsem işler sarpa saracak biliyorum.
Kırıntılarla doyulur mu?
Minik bi kuş olsam belki.
Yoksa doymamak mı ayakta tutar insanı?
Doygunluğun aşırısıysa aynı tepkiyi mi yaratır?
En iyisi ortada bi yerde salınmak.
Doymamış yağ oranı yüksek margarinler
ve daha tuhaf şeyler.
Günün menüsü
C.nin kesilecek ayak parmakları ve B.mın motorsiklet kazası
Stereo'nun dediği gibi dün gece;
Biri voodoo büyüsü mü yaptı bana ne :P
İ strive for magic derken bunu kastetmemiştim Tanrım!
infomu değiştirebilir misin?

1 yorum:
ben d hayatimin film yapilmasi kanisindayim..ya da ugrasabilcek olsam kitap yapardim, beni dinlicek gonullu var mi???
lanetlendiim kanisindayim.
..............
Yorum Gönder