12.12.05

"Cennet muhallebiden duvarlar demek değildir, cennet insanların birbirlerini dinlemeleri demektir, birbirlerine aldırmaları, birbirlerinin farkında olmaları demektir"

Cennet'te olmaktan öyle mutluyum ki... Cennet'te Ay' la birlikte olmaktan. O'nunla kuracağımız yeni hayatı düşündükçe duyduğum o heyecandan, O'nunla Cennet' in her köşesini paylaştıkça artan o tat, her gün içimde hissettiğim o huzur... Dağlarda tepelerde yürümek onunla, 5 dakikada işimden eve gidebilmek, 5 dakika sonra "tatil"de hissedebilmek, bütün gün çalışıp iş çıkışı hooop serin sulara atlamak, sonra kumsalda bir bira yudumlamak, denizleri aşmak, saklı vadilere varmak, yıldızların altında uyumak, komşular ne der derdi olmadan müziği son ses açabilmek, bahçemde kahvaltı edebilmek, çimenlerde çıplak ayak yürüyebilmek, kendi yetiştirdiğin sebzeleri, ya da nefis çilekleri yiyebilmek, hamakta yayılıp kedilerimi sevmek, bolca gün ışığı, bolca sevgi, bütün o koşturmacalardan, trafikten, stresten, kavga gürültüden uzak olmak, bir gün çocuğum olursa onu böyle doğayla iç içe, huzurlu bir ortamda büyütebileceğimi bilmek, bunların hepsi beni mutlu ediyor ve burada yaşamımı sürdürme kararımın doğruluğunu her gün bana gösteriyor. Ama yine de, içimdeki o yalnızlık duygusunu bir türlü gizleyemiyorum. Yazın bunu bu kadar hissetmiyordum, Lidda vardı yanımda, arada birileri geldi gitti, görüştük ama kış geldikçe daha da ıssızlaşmaya başladı sanki... Bazen o kadar sıkılıyorum ki, gereksiz yere hırçınlaşıyorum. Hüngürdeyerek Ay' ı da üzmek istemiyorum aslında, çünkü her şeyim benim O. Arkadaşım, sevgilim, sırdaşım. Sıkıntıyla ve yalnızlıkla geçen aylarda yaşadığım, neredeyse bitkisel hayattan sonra bana nefes aldığımı anımsatan diğer yarım. Yine de bir dostun yanımdaki varlığını özledim. Hemcinsim biriyle bir şeyler paylaşmayı. Bidi bidi konuşmayı, kahkahalar atmayı, alışverişe çıkmayı, en basit şeyleri, ne biliyim bir kahve içmeyi, geyik yapmayı bile... Sadece kendime bir yaşam alanı yaratmak istiyorum belki de. O' nun bi dolu eşi dostu var, zaten o benim gibi değil ki... 2 dakikada dünya âlemle yakınlık kurabiliyor. Ben yapamıyorum, ya da yapmıyorum. Cennet' liler zaten Mars' lı gibi. İstisnalar hariç, hiçbiriyle bir şeyler paylaşabilmek mümkün değil. Dışarıdan bir şekilde gelmiş bir kaç hatun kişi de bak ne marjinalim, ne kadar rahatım, deli gibi takılıyorum, içiyorum, sıçıyorum, küfürsüz bir cümle kuramıyorum modunda olunca aynı frekansı tutturmayı bırak koşarak uzaklaşıorm, sadece içten, doğal birileri olsun istiyorum etrafımda. Arkadaşlarımı özlüyorum, ahh orada olsam şöyle yapardık, böyle yapardık diye hayal kuruyorum. Üstüne üstlük işyerinde 10 tane erkekle çalışan tek dişi olunca çıldırmamak işten değil. Sabahları sonu gelmeyen futbol, araba geyiklerinden fenalık geliyo. (Ahah, hatta geçenlerde reklâmdaki küçük kız gibi bunların tartışmalarının en hararetli yerinde avazım çıktığı kadar "Arkadaşlar aranızda Ülker çikolatalı gofret sevmeyen varmııı?" diye bağırdım valla, yok ama işe yaramıyo :p) Farkına varmadan "Hacım, şu bilmemne işi ne oldu" gibi cümleler kuruyosun. İş arkadaşlarınla yaptığın tek atraksiyon halı saha maçlarında ponpon kız olmak oluyo. Her türlü yavşamaya, varlığın unutularak sarf edilen bol küfürlü cümlelere, hatta erkek kişilerin bööle (ayhh) pipilerini düzeltme hareketlerine bile alışıyosun. Hatta ofisin önünden geçen bikinili kızları gösteriyosun fln "bak taşmış abla" diye: P Hım hımm, böyle işte. Bazen sonsuza kadar böyle devam edecekmiş gibi geliyor. Bazen de Ay' ın dediği gibi zamanla kendimize bir çevre kurabilirmişiz gibi. İyi ki yanımda o var. İyi ki... Eski bir bilgenin dediği gibi; "in solissis tibi turba locis" yani "ıssız yerlerde kendin için bir evren ol".
Deniyorum.
Deniyorum.

5 yorum:

diinimalist dedi ki...

umarım öyle bir ortamda boşverr diyerek ve değişmeden yeşerebilsin tatlims.. keza benimde mesleğim erkek mesleği vari ve iş arkadaşlarım hep erkek oldu. sonuç bende erkek gibiyim sefdiğim adamın yanı dışında. şu an şikayetçi değilim çünkü ortam onu gerektirdi. uyum sağlayamasaydım elenmiştim. idealleri bir kenera koyup, kendime mutlumusun diye sorduğum bir yaştayım artık. ve usme tatlı canını, uzun süre üsme en azından , akşam da oldu bak. ay ı göreceksin. mujuksss

Su dedi ki...

Hayiiir! Yalniz oldugumuzu kabul etmiyorum :)

Sunthing Special dedi ki...

En azından beni mutsuz eden hiçbir şey yok,bu güzel.Sadece eksikliğini duyduğum insanlar var,ama Ay yanımda,uzakta olsalar da dostlarım var.Biyerlerde birilerinin olduğunu bilmek güzel. Zamanla belki burada da birileri olur.Bakalım...

Asortik Krep dedi ki...

Zamanla senin frekansından birilerini bulacağına inanıyorum..Biraz sabır :)
Bende önceleri senin gibiydim..Şimdi kızkıza gittiğimiz sinema akşamlarım,yürüyüş arkadaşlarım, seramik çalıştığım arkadaşlarım diye gruplarım var..

Sunthing Special dedi ki...

Zaten 1,5 yıldır evden işe,işten eve şeklinde yaşıyorum,evimiz de şehirde değil,bir ortama girmeye de fırsatım olmadı yani,sadece şirketten tanıdığım birkaç insan, bir de aşkım var.Görücez.