-Adın ne güzelmiş...-Senin de çiçeğin ne güzel :)
Geceydi. Ay'la minibüs durağında bekliyorduk. Sonra O geldi. Üzerinde siyah kadife bir ceket, içinde şu dudaklı Rolling Stones tshirtüyle... Ama en güzeli kulağının arkasında duran minik papatyaydı bence. Ya da en güzeli içten gülümsemesiydi. Adımı sordu. Ben se onunkini sormadım. O da söylemedi zaten. Sarhoştu. Birşeyler anlatmaya başladı. Ne anlattığının çok ta önemi yoktu. O çocuğun gökkuşağı renginde bi aurası ve sıcacık gülümsemesi vardı işte. "İyisin diy mi artık?" dedi Ay. İyiydi. 2004 yılında içinde bulunduğu arabayla ciddi bir kaza atlatmışlardı. Olayda bir kaç kişi ölmüş, O'ysa yaralanmış ve uzun süre tedavi görmüştü. Bu onu ilk görüşümdü ve belki sadece 10 dakika sürmüştü. Minibüs geldi, onları öptüm ve el salladım. Yaşam enerjisi o kadar güçlüydü ki bana bir gülümseme armağan etmişti. Minibüsün içinde bir süre gülümsediğimi anımsıyorum.
Bundan en fazla bir kaç hafta önce yine Ay'la Deepblue'da otururken arkadaşlarıyla o geldi. Yanıma oturdu. Yine mutluydu. Yine gülümsüyordu. Yine sarhoştu. Bir tek çiçeği yoktu. Heyecanla bir şeyler anlatmaya başladı yeniden. Hayat hakkında birtakım çıkarımlardı anlattıkları. Keşke anımsayabilseydim. "Kendine iyi bak" dedim ve gittiler biraz ucuz şarap içmeye bir yerlere. Sigara paketiyse hala masada duruyordu.
O aslında büyük bir şehirde üniversite de okuyordu ve sömestir tatili için buraya, ailesinin yanına gelmişti.
Dündü. Belki de önceki gün. İşyerinde elektrikler kesilmiş ve canım sıkıldığı için yandaki markete gidip bir gazete almıştım. Üçüncü sayfa haberlerine göz atarken sanki onu gördüm. Oradan bana gülümsüyordu. Bir tek çiçeği yoktu. Eski bir vesikalık fotoğraf, belki bir kaç yıl önceden kalma. Üzerinde lise üniforması. Haberin başlığında "üniversiteli gencin sır ölümü" yazıyordu. Duşa girmiş fakat uzun süre dışarı çıkmamıştı, şüphelenen arkadaşları içeri girdiklerindeyse onu baygın bulmuşlardı. Emin olamadım. Hayır, hayır o değildi... Bu isim bana hiç tanıdık gelmedi. Adını bilmiyordum bile oysa ki... Okuduğu bölümü bile yanlış anımsıyordum. "O değil" dedim. Ay'ı arayıp sormayı düşündüm, vazgeçtim. Belki de O olmasını istemedim. Sayfayı çevirdim. Durdum. 3. Sayfaya geri döndüm sonra. Bir daha baktım. "Hayır hayır, değil..."Sonra hayat devam etti.
Elektrikler geldi.
Unuttum.
Bu gece Ay'la yemeğe gittiğimizde "Sana kötü bir haberim var" dedi. "Hani şu çocuk vardı ya, sen sevmiştin, tam Eskişehir çocuğu demiştin, o..." "Hayır, hayır" dedim, lokmam ağzımda büyüdü, gözlerim yanmaya başladı. Sesim titremeye...
"Hayır"
"O ölmüş..."
"O'nun kulağının arkasında çiçeği vardı" dedim...
Sonra hayat devam etti.
Yemeye devam ettim.
Unuttum.
Minibüs bekledik sonra birlikte. Ne Emre duraktaydı, ne de çiçeği. Minibüse bindim. Bir süre gülümsedim. Yanımda oturan uzun, düz saçlı kadın da gülümsedi. Gözlerimin içine bakıp dedi ki; " yaşam yalnız rüzgar, yalnız gökyüzü, yalnız yapraklar ve yalnız hiç değil mi...*" Dışarı baktım bir an, kafamı çevirdiğimde kadın yoktu.
Belli ki inmesi gereken durakta inmişti.
Hepimizin yapacağı gibi.
*Tezer Özlü

10 yorum:
İçim acıdı,
'O'nun şapkası bende,
Dolabımda duru-
yor.
'Hayır!'
naptin sen ya.
Neden bu kadar etkiliyor ki yazdıkların..
Of
Bizi serseriliğimiz mi bitirdi
Yoksa insanlığımız mı?
son şarap da içilince
bunu sorduk
kendimize.
“Buraya kadar” dedi,
En yorgunumuz,
“Dağılalım beyler!”
dağıldık…
Ardımızda dağınıklığımızı bırakıp
Sessizce üçe ayrıldık:
Gidenler,
Kalanlar
Ve kalakalanlar…
G.O.
[...biletini cebinde taşıyanlar var hala, eksilmeye devam edeceğiz...Bak, burası kesin!]
Alıntı yapmak bir sanattır...
Çok güzel olmuş... Ellerine sağlık...
sözün bittiği yerler var hala...
of...cok fena..
cok..
Tezer Ozlu'den de katmissin ... o daha da fena etmis...Gunes Kiz, hep boyle kal, cok farklisin zira. sevgiyle
Tezer Özlü... Yaşamın Ucuna Yolculuk...
bundan daha fazla ilgi çekici birşey olamaz benim için sanırım... defalarca okuduğum ve bayıldığım bir kitap ve yazar...
Türk edebiyatının gamlı prensesi Tezer...
iste o cicekli cocuk bizim kardesimizdi.belki o gitti ama dunyadaki son cicek kuruyana kadar onu hatırlamaya devam edecegiz...
iste o cicekli cocuk bizim kardesimizdi.belki o gitti ama dunyadaki son cicek kuruyana kadar onu hatırlamaya devam edecegiz...
Yorum Gönder