Okunmamış bir mailim var ama elim gitmiyor bir türlü açıp okumaya. Saatlerce öylece duruyor inbox'ımda. Zaman geçtikçe daha da nefesimi kesip huzursuz ediyor, sanki deprem olmuş ve enkazın altında kalmışım öylece... Üstüme giderek bir ağırlık biniyor. Belki de hiç açmadan çöp kutusuna yollamalıyım diyorum. Hiç gelmemiş gibi yapmalıyım... En sonunda cesaretimi topluyorum, okuyorum. Ne de olsa artık kaybedecek birşeyim yok. Kısa saçlı, kırmızı çerçeveli gözlüklü minik kız çok gerilerde kaldı...Haziran'dan beri niye okuyormuş devamlı yazdıklarımı biliyor musunuz? Beni umursadığından, ne halde olduğumu merak ettiğinden değil... Onunla ilgili bi sitem yazip yazmadığımı merak ettiğinden...
"Ben nasıl bu kadar hayat gailesine kapılıp, unuttum seni, kardeşimi?" cümlesinden tek bir kelime beynimde yankılandı. Benim hiç kardeşim...
Belki de bazı cümleler yarım kalmalıdır. Belki de kişi sadece yutkunmalıdır. Boğaza takılan o küçük yumrudan kurtulabilmek için. Artık, yeni günlere bakmanın zamanıdır. Adı, ısıtan kocaman hayat kaynağıyla özdeş olan kişi her gün uyandığında tıpkı onun yaptığı gibi parıldamalıdır, aslında herkes aynı şeyi yapmalıdır. "Yaşanacak bir yaşam vardır. Binilecek bisikletler vardır. Yürünecek yaya kaldırımları ve tadına varılacak güneş batışları vardır" derdi Tezer olsaydı. Ben bir de "fiyuuuular" ı eklerdim ama...
Ve ironi...Bir an duruyorum yazdıklarına bakarken, Alanis diyor ki media player'ımda;
"you live you learn
you love you learn
you cry you learn
you lose you learn
you bleed you learn
you scream you learn
you grieve you learn
you choke you learn
you laugh you learn
you choose you learn
you pray you learn
you ask you learn
you live you learn"

6 yorum:
Sonra herkes hep olduğu ve olması gerektiği gibi herşeye devam edecek, hepsi bu...."İşaretli yerden kestikten sonra"yı kastediyorsan sadece resmin adıydı ve başlık yaptım. Ben sanırım asla bunu beceremem :)
Aç oku ve ne yapman gerektiğine karar ver.Bizi de bilgilendir.
Çoktan okudum zaten biyonikkedi,belirtmemişim sadece, editledim şimdi.Yapmam gerekeniyse çoktan yaptım.
çok üzüldüm ben buna. insanların kaybolmasına dayanamıyorum. anlayamıyorum. belki de anlamak gerekmiyordur.
ama farklı zamanlarda, aynı alıntıyı kullanmışız, ona sevindim: http://amaaman.blogspot.com/2005/09/ylesine-alntlar-pavese.html
"her ayrılış ve her karşılaşma için..." demek lazım sanırım. hayat bu herhalde. :)
Ç.:Çok fazla şeyi anlayamıyorum, evet sanırım gerçekten de bazı şeyleri anlamak gerekmiyor belki de...
mrsucar: Her zaman aynı seviyede, yoğunlukta sevilmek değildi beklediğim, insanlar değişir, hayatlar değişir, dertler değişir... Sadece adını ben koymuş olsam da,o beni çoktan silmişti...Bunu görmek acı verendi.
yalan dünya..boşver sunthingcim...
Yorum Gönder